Cizre Ulu Camii
639 yılında kiliseden camiye çevrilmiştir
Abbasi döneminde onarıma alınmıştır
1160 yılında Cizre Emiri Baz Şah ın oğlu Emir Ali Sencer tarafından büyük onarıma alınmış olup,minaresi 1156 yılında dört köşe şeklinde yapılmıştır
Cizre Ulu Cami, ortası delik büyük değirmen taşlarına benzer taşların üst üste konulup sütun yapılması ile üzerlerine kubbeler konulmak suretiyle yapılmıştır
Bu kubbeler demir köşebentlerle birbirlerine sütunlar bağlanarak sağlamlaştırılmıştır
Her kapının üzerinde kur an-ı Kerim ayet ve sureleri bulunur
Büyük demir kapısı şu anda Topkapı Sarayı Müzesi’nde 1983 ten beri muhafaza altına alınmıştır
Üzerinde gümüş motifler, bakır şekiller, kufi yazılar bulunmaktadır
Cizre Ulu Cami kapı tokmakları dünyaca meşhur bir oymacılık sanatının en mühim şaheseridir
Fizikçi ve sanat adamı İsmail Ebul-iz El Cezeri bu tokmakları yapmıştır
Ulu Cami mescit kısmı Vakıflar Genel Müdürlüğünce restorasyona alınmıştır
Ancak Ulu Cami Külliyesi’nin batı, doğu ve kuzey kısımları onarıma alınması gerekmektedir
Nuh Peygamber Camii
Tufan olayından bu yana insanlığın ikinci babası olan Nuh Peygamber
(A
S) kendi adıyla anılan camide yatmaktadır
Dağkapı mahallesinin tepe noktasında, Dicle Nehrinin coşup ulaşamayacağı bir noktada yapılmıştır
Nuh Peygamberin mezarı alt bodrum katındadır
Eski kullanılan mihrap hala durmaktadır
Caminin ikinci kat kısımları zamanla yıkıldığından halkça onarımlar yapılmış, düz beton atılmış, aslından saptırılmıştır
Mecidiyye Camii (Ş
Seyda Camii)Cizre Beylerinden Emir Mecduddin tarafından yaptırılmıştır
Son 43 yılda eklenen güzel şadırvan ile başka okuma bölümleri de bulunmaktadır
Cizre Kale Mahallesinde sur üzerinde bulunur
Süleymaniye Camii
Emir Muhammet İbn Emir Şah Ali Bey, İbn Emir Bedreddin tarafından yaptırılmıştır
Bu zat 1573-1583 yılları arasında beylik yapmıştır
1307 Rumi (1891 Miladi) yılında Ş
Abdulhakim Derşevi tamir ettirerek cami haline getirmiştir
Daha sonra torunu Muhammed Nuri tekrar onu büyük onarıma almıştır
1972 yılı yazında Ş
Ahmet Munis onarıma almıştır
Cami kısmı siyah bazalt taştan yaptırılmıştır
Sefine Camii
Şırnak İli merkezinde Cumhuriyet Mahallesindedir
Tarihi çok eski olmakla birlikte elimizde yazılı bir kaynak yoktur
Minarelidir bulunmaktadır
Mushafireş Camii
Cizre Dağkapı Mahallesinde Yeni çarşıda bir camidir
İçinde,19l6 yılına kadar Hz
Osman tarafından Cizre’ye gönderilen bir Kur an-ı Kerim sağlam bir şekilde mevcut bulunmaktaydı
Daha sonra çıkan bir yangın sonucunda kısmen yanmıştır
Cami komşularından bir şahıs tarafından kalan kısmı kurtarılmıştır
Mir Abdal Camii
1437 yılında Cizre Beyi Emir Abdullah (Abdal) İbn Abdullah İbn Seyfeddin Boti tarafından yaptırılmıştır
Güneyde sağda esas mescit bulunur
Üstü kubbelidir
Cizre surları üzerindedir
Bazalt siyah taştan yapılmıştır
Son onarımlarda moloz taş kullanılmıştır
Mescit kapısı işlemeli mermerden yapılmıştır
Diğer kısımları medrese olarak kullanılmıştır
Mem-u Zin türbeleri bu mescide yapışık bölümün alt kısmındadır
Sonradan caminin kuzey kısmında mescit betondan inşa edilmiştir
Ş
Said Merhum CamiiCizre Dağkapı Mahallesinde Bayırağa sokakta bulunur
Çok büyük bir mescidi ve içinde Ş
Said Merhum un türbesi bulunmaktadır
Camii, Bayramağa adında bir Cizreli tarafından yaptırılmıştır
Meydan Camii
Cizre Kale Mahallesinde dörtyol mevkiinde Cizre Beyleri tarafından yaptırılmıştır
Cadde açılması ile caddenin tamamı camiden alınmıştır
Büyük bir cami kısmı olup,minaresi bulunur
Kuzey kısmı Cizre beylerine ait mezarlarla kaplıdır
Cudi Camii
Merkez İsmet paşa mahallesindedir
Kimin tarafından yapıldığı bilinmemektedir
Ören Yerleri
Bâbil, Asur, Med, Guti, Selçuklu, Osmanlı, Rum, Arap, Emevi, Abbasi dönemlerine ait arkeolojik ve etnografik eserlerin bulunduğu, büyük fizikçi ve 60 makine mucidi İsmail Ebul-iz El Cezeri Müzesi Cizre ilçesinde bulunmaktadır

Finik Ören Yeri
Cizre’ye yakın bir noktada bulunan Damlarca ve Eskiyapı köyleri arasında Finik Ören Yeri İ
Ö
4000 yıllarına aittir
Dağlık bir bölgede yer alan kentte saray, zindan, sarnıç yerleri ve beyaz kalker taştan oyulmuş çok sayıda mağara ev bulunmaktadır
Finik Kalesinin kuzeyinde "Borzana Sitiya” adı verilen yerde kayaya işlenmiş bir kadın kabartmasıyla köyün kuzeydoğusunda yan yana duran bir kadın ve bir erkek kabartması bulunmaktadır
Şah Ören Yeri
Cizre’nin kuzeydoğusunda, Çağlayan köyündeki Şah Ören Yeri, Cudi dağının en sivri noktasının eteğindedir
Yerleşmenin kuzeyi, doğusu ve batısı tamamı ile dağlıktır
Bu dağlık kesimlerde Düşe, Çeko, Hırabe, Kayzer, Hırd kale harabeleri yer almaktadır
Bâbil Ören Yeri
Cizre’nin 20
km güneybatısında Suriye sınırı üzerindeki Kebeli köyünde yer alan Bâbil Ören Yerinin çevresi dikdörtgen biçiminde surlarla çevrilidir
Dış kaleyi oluşturan bu surlarda yaklaşık 30 adet burç vardır
İç kale ise daire biçimindedir
Surlar yontulmamış bazalt kayalardan, yapılar ise beyaz kalker taştan yapılmıştır
Kasrik Ören Yeri
Şırnak-Cizre karayolunun 30
km
si üzerinde yer alan Kasrik Ören Yeri, Guti ler döneminde “Sazirka” olarak anılmaktaydı
Bir boğaz içinde yer alan yerleşmede, tarihi su bentleri, heykeller ve kent kalıntıları bulunmaktadır
Cizre ve Finik Beylerinin bu yöreyi yazlık olarak kullandıkları bilinmektedir
Bazebde Ören Yeri
Cizre’nin 2 km doğusunda Dicle Nehri kıyısında yer alan Bazebde Ören Yeri zamanla Dicle Nehri yatak değiştirdiği için Suriye topraklarında kalmıştır
İlk çağlara ait kent kalıntıları ve ünlü bir köprüsü vardır
Medreseler
Kırmızı Medrese
Cizre Beyliği döneminde II
Han Şeref Bey tarafından XIV
yüzyılda yaptırılmıştır
Cizre Akkoyunluların eline 1475 yılında geçerken Cizre Emirleri sürgün edilmiştir
Emir Bedrettin oğlu II
Şeref (Hanşeref) Boti Aşireti ve çevre halkının yardımı ile1508 yılında Cizre’yi alırken duada bulunmuş
” Yarabbi ben tekrar Cizre’yi alabilsem sana bir Camii inşa edeceğim” demişti
Allah da bu duasını kabul buyurduğundan Kırmızı Medrese’yi inşa ettirmiştir
Cizre Suru’nu bu yerden yardığından surun üzerine bina etmiştir
Cizre de Dağkapı Mahallesinin Şah Mahallesi ile kesiştiği noktada sur üzerindedir
Güneyinde Mescit ile altında Şeyh Ahmed El-Cezeri adlı meşhur müfessir, yazar, şairin türbesi ile, Cizre emirlerine ait aile mezarlığı da vardır
Medresenin içi avlulu olup, doğusunda batısında ve kuzeyinde dershaneler, yemekhane ve öğretmen lojmanları bulunur
Bunların bir kısmı halen yıkık olup, restarasyona ihtiyacı vardır
Mihrabı beyaz taştan olup, 2
82x3
78 ölçülerindedir
Mihrap köşegeni 55 derecedir
Mihrabın çevresini iç bükey üçgenler sıralı bir dizi ters U şeklinde sararak, altlarda da, içe doğru döner
Mihrap boşluğu yarım daire planlıdır
Mihrabın üstü basık ve tuğla kubbe ile örtülüdür
Medresenin güneybatısında kare planlı bir oda bulunur ki çok güzel motiflerle süslenmiştir
Bu oda profesör ve baş müderris odasıdır
Şair ve yazar Şeyh Ahmet El-Cezeri kullandığı gibi, Müftü Molla Zade’nin dedelerinden Şeyh İbrahim Sori de bu odada görev yaptığından burada gömülmüşlerdir
Medrese Cizre ye özgü kırmızı tuğlalardan örüldüğü için Kırmızı Medrese denilir

Mir Abdal (Abdaliye Medresesi)
1437 yılında Cizre beylerinden Emir Abdullah(Abdal) İbn Abdillah İbn Seyfeddin Boti tarafından yaptırılmıştır
Bu zat Mem-u Zin olayında geçen Emir Zeynuddin’in babasıdır
Medrese güneyde sağda büyük bir mescitten oluşmuş olup, güneyde solda dersaneler ile kuzeyde ve batıda öğrenci yemekhanesi, öğretmen öğrenci lojmanları yer almakta idi
Batıda şimdi Nusaybin caddesi tarafına açılan kapıda iki oda bir eyvan temelleri varken, son seneler de bilinçsiz düzenlemeyle bir şadırvan yapılmış, kuzeyi bir cami haline getirilmiştir
Esas mescit yıkılmak üzeredir
Caminin tamamı siyah bazalt taştan yaptırıldığı halde, ikinci onarımlarda moloz taşlar kullanılmıştır
Mescit kısmının kapısı işlemeli beyaz mermerden yapılmıştır
Güneyde idare odalarının altında dünyaca meşhur aşk öykü sahipleri Mem-u Zin türbeleri bulunur
Abdaliye Medresesi Cizre Dağkapı Mahallesi ile mezarlık arasındadır
Süleymaniye Medresesi (Medresetül Süleymaniyye)
Cizre beylerinden Emir Muhammed İbn-Emir Şah Ali Bey, İbn Emir Bedrettin tarafından inşa edilmiştir
İlk ataları olan Emir Süleyman Beye izafeten Medreset ül Süleymaniyye denilmiştir
1573-1583 yılları arısında beylik yapan bu zat bu medreseyi inşa ettirmiştir
1307(1891) Rumi yılında Ş
Abdulhakim Derşevi tarafından tamir ettirilmiştir
1972 yılında büyük bir onarıma alınmıştır
Şu anda Muhammet Nuri Camii olarak adlandırılır
Mecidiye Medresesi (Medresetül Mecdiyye)
Cizre beyi Emir Mecduddin Bey tarafından yaptırılmıştır
Ş
Seyda tarafından büyük onarıma alındığı için, şu anda Ş
Seyda camii olarak adlandırılır
Cizre Kale Mahallesindedir
Şazeh Medresesi
Cizre beylerinden Mecduddin İbn Emir Abdal tarafından Cizre’nin Çağlayan köyüne yaptırılmıştır
Çağlayan köyünün içine girerken medrese solda kalır
Kaleler
Cizre Kalesi
M
Ö
4000 yıllarında Guti İmparatorluğu tarafından Cizre Surları ile Cizre Kalesi yaptırılmıştır
Cizre Kalesi şehrin kuzeyinde Dicle Nehri kıyısındadır
360 oda ve üç katlı olarak yaptırılmıştır
Bâbil, Med ve Asurlular tarafından onarım gördüğü gibi, Abbasiler döneminde Ömer oğlu Abdulaziz zamanında yıkılan yerler tekrar onarım görmüştür
Kale üzerinde Emir Seyfeddin İbn İzzeddin Bey tarafından Seyfiyye medresesi yaptırılmıştır
Şimdi hala kale üzerinde mihrabı bulunmaktadır
Cizre Kalesi, siyah bazalt taştan yaptırılmış olup, bey ve saray binaları ile lojman kısımları,
mescit ve medrese, zindan, divan, askeri kısımlardan oluşurdu

Cizre Kalesi’nin doğusunda Dicle Nehri içinde bulunan kayalar Cizre beylerinin Sadabad ve yazlık toplantı yeri idi
Sarayburnu Kapısından bir geçişi bulunurdu
Cizre Kalesi içinde bulunan Hamidiye Kışlası (1897) Sultan Abdulhamit zamanında Alay Komutanı ve Paşa olarak tayin edilen Cizre Miran aşiretleri reisi Mustafa Paşa (Mıstı-i Miri) tarafından beyaz kalkerli taştan üç katlı olarak inşa ettirilmiştir

Çağlayan Kalesi (Şah Kalesi)
Cizre ilçesine bağlı Çağlayan köyünde başlı başına bir tarih yaşanmaktadır
Cudi Dağı’nın yamaçlarında bulunan Çağlayan da Kayzer Kale harabeleri bulunmaktadır
Kayzer Kalesi diye adlandırılan yerde 6 adet Asur Kralı Sanherib’e ait kabartma heykel bulunmaktadır
Kral,altı değişik yerden Nuh(A
S) Gemisinin durduğu yeri göstermektedir
